Necm Suresi

Mustafa Cemil Kılıç Meali

Esirgeyen, Bağışlayan Allah'ın Adıyla...

  1. Battığında o yıldıza andolsun!
  2. Arkadaşınız ne sapmış ne de azmıştır.
  3. O, kendi kuruntusuna göre konuşmaz.
  4. Onun söylediği yalnızca ona bildirilenlerdir.
  5. Onu, ona çok güçlü biri öğretti.
  6. O yüksek güç ve güzellik sahibi olan, dosdoğru doğruldu.
  7. Ve o, o sırada en yüksek bir ufuktaydı.
  8. Sonra inip ona doğru yaklaştı.
  9. Araları iki yay aralığı kadar veya daha yakın idi.
  10. Ve sonra o, kuluna ne bildirilecekse onu bildirdi.
  11. Gördüğünü yüreği yalanlamadı.
  12. Şimdi siz, onun gördükleri hakkında tartışacak mısınız?
  13. Andolsun ki, onu bir inişinde daha görmüştü.
  14. O sırada o, son noktadaydı.
  15. Öyle ki, sığınılacak Cennet onun yanındadır.
  16. O anda orayı bürüyen buruyordu.
  17. Gözü ne kayıp şaştı, ne de sınırı aştı.
  18. Andolsun ki o, o anda rabbinin ayetlerinden bir bölümünü gördü.
  19. Gördünüz mü o Lat ve Uzza'yı?
  20. Ve üçüncüleri olan Menat'ı?
  21. Erkekler sizin de kızlar Allah'ın mı?
  22. Eğer böyleyse, bu, çarpık bir paylaştırmadır.
  23. Bunlar, sizin ve atalarınızın taktığı adlardan başka şeyler değildir. Onlar hakkında Allah bir kanıt indirmemiştir. Onlar, sadece kuruntuya, bir de canlarının istediği şeylere uyuyorlar. Andolsun ki, onlara gelen, yol gösterici rablerinden gelmiştir.
  24. Yoksa insan her umduğu şeye kavuşacak mıdır?
  25. Oysa ahiret de dünya da Allah'ındır.
  26. Göklerde nice melekler var ki, Allah onlara, dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe, onların yardım ve kayırması hiçbir işe yaramaz.
  27. Doğrusu ahirete inanmayanlar, melekleri dişi olarak nitelendiriyorlar.
  28. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Yalnızca kuruntularına uyuyorlar. Oysa kuruntu, gerçeği hiçbir biçimde yansıtmaz.
  29. Öyleyse sen, bizi anmaktan yüz çevirenlere ve dünya yaşamından başka bir şey istemeyenlere aldırma.
  30. İşte onların ulaştıkları bilgilerinin düzeyi budur. Elbette, rabbin, yolundan sapanı iyi bilmektedir. Doğru yolda olanı da iyi bilmektedir.
  31. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. O, kötülük işleyenleri yaptıkları yüzünden cezalandıracak, iyilik yapanları ise daha da güzeliyle ödüllendirecektir.
  32. Onlar ki, günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar bunun dışındadır. Kuşkusuz rabbinin bağışlaması geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü o, kötülükten sakınanı daha iyi bilmektedir.
  33. O yüz çeviren kimseyi gördün mü?
  34. O ki, azıcık verir de gerisini sımsıkı elinde tutar.
  35. Yoksa o, gizli olanın bilgisine mi sahiptir?
  36. Yoksa Musa'nın sayfalarında olanlar ona bildirilmedi mi?
  37. Ve sözünde duran İbrahim'in sayfalarında olanlar...
  38. Gerçek şu ki, hiç kimse bir başkasının günahını yüklenmez.
  39. însan için yalnızca kendi çalışmasının karşılığı vardır.
  40. Onun çalışması, ilerde elbette gözler önüne serilecektir.
  41. Sonra kendisine ödülü eksiksiz olarak verilecektir.
  42. Elbette son varış rabbine olacaktır.
  43. Doğrusu güldüren de, ağlatan da odur.
  44. Doğrusu dirilten de öldüren de odur.
  45. Doğrusu erkek ve dişi olarak çiftleri yaratan da odur.
  46. Onları rahime dökülen bir damlacık sudan yaratmaktadır.
  47. Kuşku yok ki, yeniden diriltmek de onun işidir.
  48. Doğrusu varsıl kılan da varlıklı kılan da odur.
  49. Doğrusu, o parlak yıldızın rabbi de odur.
  50. Kuşkusuz önceden yaşamış olan Ad halkını yok eden de odur.
  51. Semud halkını yok edip geriye bırakmayan da odur.
  52. Daha önce Nuh halkını da o yok etti. Çünkü onlar zulme sapmış ve azıtmıştı.
  53. Altüst olan kentleri de böyle yapan odur.
  54. Böylece onlara yapacağını yapmıştır.
  55. Öyleyse, rabbinin hangi nimetlerinden kuşkuya düşmektesin?
  56. İşte bu, önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
  57. Yaklaşması kaçınılmaz olan yaklaşmıştır.
  58. Onu, Allah'tan başkası açığa çıkaracak değildir.
  59. Şimdi siz bu söze mi şaşırıyorsunuz?
  60. Ağlayacağınıza gülüyor musunuz?
  61. Oysa ki, siz aymazlık içindesiniz.
  62. Haydi Allah'a secde edip ona kullukta bulunun.